ve aşk tüketilmişti...
belki bir esir nöbetinde,
belki bir zaman diliminde, içten içe kendi ateşinde..
sevdam odur ki, bir merak ötesinde varlığı durulmuş,
yokluğuna sözde gem vurulmuş,
yani zaman içinde aşk unutulurmuş..
işte bu anlarda hüküm sorulmuş
yani zaman ötesi anlarda hikaye kurulmuş..
bir sevdayı edebi metinlerin hoşluğunda tutup,
zorluğunu satır gereçlerinde sindirmeye alışmak
yani yorgun zamanları anılarda anmak !!
ama benim sevdam bu değildi..
yani güzel olmayan anımsanacak olmak,
yaşanmanın dışında, silüet mecazında..
çoğunun cevabı umuttu`,
hakikatin, kendi gerçeklerine uzak kaldığı anlarda..
tılsım bozulsun, olmamak sözcüğü unutulsun
yani gölge oyunu yeniden konuşulsun..
tutarsızlığın bozulduğu anlarda avuçlarının arasında olanı
dünyanın en büyük hazinesi bilmek ne ayıptı..
çünkü hazine savaşın sonuydu
fakat hayat savaşmaktaysa,
hazine ganimet olurdu..
dersi ezber yoktu..
ya içinde başlardı
ya sonu baştan anlaşılırdı
yani bu oyunun adı tecrübe makamıydı..
bu hep yaşanmıştı,
aşkta rütbe gereği
sevgi ve yargı süreleri değerlendirilmiş,
olası ihtimallerde taarruz övünç gösterilmişti..
tüm güç sevmek yerine terketmeye hibelenmiş,
aşk bitmişşş !!
sebep zaman imiş
çünkü sebep o ki zaman aşkı sevmezmiş..
hatırlamak, zamanı zaman içinde anmak olduğu zaman yasakmış..
çünkü kelime oyunları
son içinde zaman aramakmış..
oysa edebi bir gözyaşı olduğunda aşk zamanı yıpratmaktaymış..
ikincil yargıları, sebepsiz susmalarda bıraktığı zaman kurtulmaktaymış.......
belki bir esir nöbetinde,
belki bir zaman diliminde, içten içe kendi ateşinde..
sevdam odur ki, bir merak ötesinde varlığı durulmuş,
yokluğuna sözde gem vurulmuş,
yani zaman içinde aşk unutulurmuş..
işte bu anlarda hüküm sorulmuş
yani zaman ötesi anlarda hikaye kurulmuş..
bir sevdayı edebi metinlerin hoşluğunda tutup,
zorluğunu satır gereçlerinde sindirmeye alışmak
yani yorgun zamanları anılarda anmak !!
ama benim sevdam bu değildi..
yani güzel olmayan anımsanacak olmak,
yaşanmanın dışında, silüet mecazında..
çoğunun cevabı umuttu`,
hakikatin, kendi gerçeklerine uzak kaldığı anlarda..
tılsım bozulsun, olmamak sözcüğü unutulsun
yani gölge oyunu yeniden konuşulsun..
tutarsızlığın bozulduğu anlarda avuçlarının arasında olanı
dünyanın en büyük hazinesi bilmek ne ayıptı..
çünkü hazine savaşın sonuydu
fakat hayat savaşmaktaysa,
hazine ganimet olurdu..
dersi ezber yoktu..
ya içinde başlardı
ya sonu baştan anlaşılırdı
yani bu oyunun adı tecrübe makamıydı..
bu hep yaşanmıştı,
aşkta rütbe gereği
sevgi ve yargı süreleri değerlendirilmiş,
olası ihtimallerde taarruz övünç gösterilmişti..
tüm güç sevmek yerine terketmeye hibelenmiş,
aşk bitmişşş !!
sebep zaman imiş
çünkü sebep o ki zaman aşkı sevmezmiş..
hatırlamak, zamanı zaman içinde anmak olduğu zaman yasakmış..
çünkü kelime oyunları
son içinde zaman aramakmış..
oysa edebi bir gözyaşı olduğunda aşk zamanı yıpratmaktaymış..
ikincil yargıları, sebepsiz susmalarda bıraktığı zaman kurtulmaktaymış.......


0 yorum:
Yorum Gönder