
sonuyla üstünlüğünü
soğukla kırılğanlık benzeri
betimlemeler ardında dindirdiğim
sen odak ve noktalar şimdiki
raflarında toz bulunduran arşivler
gün be gün daha dolu
daha kuru ve daha soğuk..
yaşamsal gelişimde bulduğumuz tebessümleri
an be an buluşturmak istemek
yeniye olan özlem
ve tarifsiz heyecen nöbetleridir..
gerçekte eşsizliğin
güzelliğini ve karmaşıklığını sorgulamak
sadece sessizlik olduğu için unutulmuş
ve kimi zaman
suallerin suç olmasıyla gerçekleşen hüzün düşmeleri
nağmalup sevdalara
hoşçakal gibi bir çok veda deyişleri hissettirmişti..
ne zaman ki
aynı zamanların ayrı beklentilerine düştük
ne zaman ki
yaşamak bize ağır geldi
isteğimle ömrümüz bir olmadı..
bundan mıdır ki
sevince bir sevdaya tutunmak zor
ve birbir yaşanılmayan aşklar hep tutarsız..
şimdi..
izbeden arşive girmek
ve tozlu raflardan hayata el üztünden bakabilmek
hayata yeniden biz demek değilse
çakıl taşı berrak su ve masmavi denizde
tozlu raflarıyla
başka dünyalara adanmış
seyir defteri dizelerimde.......
1 ay önce

0 yorum:
Yorum Gönder